top of page
  • Yazarın fotoğrafı: Barış Sönmez
    Barış Sönmez
  • 13 Eki 2025
  • 5 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 29 Kas 2025

Tam idrar tahlili, birçok hastalık hakkında fikir edinmemizi sağlar. Bu tahlil, kimyasal inceleme ve morfolojik inceleme olmak üzere iki kısımdan oluşur. Günümüzde kimyasal inceleme için idrar stripi adı verilen çubuklar kullanılmaktadır.

Geleneksel yöntemlerde morfolojik inceleme, idrarın santrifüj edilip dipteki sedimentin mikroskop altında incelenmesiyle yapılmaktaydı. Ancak günümüzde, morfolojik incelemeler gelişmiş cihazlar kullanılarak çok daha hızlı ve hassas bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. İdrar sedimentinde görülen elemanlar üriner sistemine (böbrekler, üreterler, mesane ve üretralar) geçen yada burada oluşan elemanlardır.


Kimyasal Analiz Parametreleri;


Dansite (Özgül Ağırlık)

İdrar örneğinin yoğunluğunu verir. Bu değer, idrardaki çözünmüş madde miktarına bağlı olarak değişir.

Normal idrar dansitesi genellikle 1.005 – 1.030 aralığındadır. Sıvı alımı yüksek olan kişilerde bu değer 1 değerine yaklaşır. Sıvı alımı ve idrar üretimi düşük kişilerde bu değer yüksek çıkar.


pH (Asit-Baz Dengesi)

İdrar pH’sı, idrarın asitik veya alkalik (bazik) özellikte olup olmadığını gösteren bir parametredir. Bu değer, böbreklerin vücuttaki asit-baz dengesini düzenleme yeteneği hakkında bilgi verir.

Normal idrar pH’sı genellikle 4.5 – 8.0 aralığındadır.

Düşük pH (asidik idrar): Yüksek proteinli beslenme, açlık, ateş, diyabet (özellikle diyabetik ketoasidoz), idrar yolu enfeksiyonları (özellikle E. coli kaynaklı) veya metabolik asidoz durumlarında görülebilir.

Yüksek pH (alkalik idrar): Vejetaryen beslenme, idrar yolu enfeksiyonları (özellikle Proteus ve Pseudomonas türleriyle), kusma, metabolik alkaloz veya idrarın uzun süre beklemesi gibi durumlarda ortaya çıkabilir.


Glukoz (İdrarda Şeker)

Normal koşullarda idrarda glukoz bulunmaz veya çok düşük miktarlarda bulunur. Böbrekler, kandaki glukozu süzerek geri emer ve idrara geçmesine izin vermez. Ancak kanda glukoz düzeyi belirli bir eşiğin üzerine çıktığında (böbrek eşiği ≈ 180 mg/dL), geri emilim tamamlanamaz ve glukoz idrara geçer.


Glukoz pozitifliği; diyabet, gebelik, böbrek glukozürisi veya stres, ateş, enfeksiyon gibi geçici durumlarda görülebilir.


Keton (Keton Cisimleri)

Keton cisimleri, vücutta yağların enerji kaynağı olarak kullanılması sonucu oluşan yan ürünlerdir. Normalde kanda ve idrarda çok düşük miktarlarda bulunurlar. Ancak karbonhidrat yetersizliği veya insülin eksikliği gibi durumlarda keton üretimi artar ve idrarda saptanabilir hale gelir.


İdrarda keton pozitifliği; şeker hastalığı (özellikle Tip 1 diyabet), uzun süreli açlık veya düşük karbonhidratlı diyetler, kusma, ishal ve ateş gibi vücut sıvı kaybının olduğu durumlar ile yoğun egzersiz veya ağır stres dönemlerinde görülebilir.

*Özellikle ateşli hastalık geçiren ve iştahı azalan çocuklarda, idrar tahlilinde sıklıkla keton pozitif saptanır.

* İdrar tahlilinde glukoz yüksek pozitif çıkarsa ve keton da pozitif değer verirse, vücuttaki asit dengesi kontrol edilmelidir. Özellikle diyabet hastalarında bu durum acil müdahale gerektirebilir.


Protein (Proteinüri)

Normal koşullarda idrarda protein bulunmaz veya çok düşük miktarlarda bulunur. Sağlıklı böbrekler, kandaki proteinlerin idrara geçmesini engeller. Ancak böbreklerdeki süzme sistemi zarar gördüğünde veya bazı fizyolojik durumlarda, protein idrara geçebilir.


Protein pozitifliği; bazı böbrek hastalıklarında, hipertansiyon, diyabet, gebelikte preeklamsi (hipertansiyon + Proteinüri) veya ateş, enfeksiyon, yoğun egzersiz, stres veya soğuk maruziyeti gibi geçici durumlarda görülebilir:


İdrarda protein genellikle idrar stripi yöntemiyle saptanır. Ancak kesin miktar belirlenmesi için spot idrar veya 24 saatlik idrarda protein ölçümü yapılabilir.


Ürobilinojen;

Ürobilinojen, bilirubinin bağırsaklarda bakteriler tarafından parçalanması sonucu oluşan bir maddedir. Normalde bir kısmı dışkıyla atılır, küçük bir kısmı ise kana karışarak karaciğer tarafından yeniden işlenir ve az miktarda idrarla atılır.

Normal değer: İz miktarda (0.1 – 1.0 mg/dL arası)

Ürobilinojen düzeyi; bazı karaciğer hastalıkları, hemolitik anemi, enfeksiyonlar veya toksik karaciğer hasarında artabilir.


Bilirubin;

Bilirubin, alyuvarların (eritrositlerin) yıkımı sonucu açığa çıkan hemoglobinin parçalanmasıyla oluşan bir maddedir. Normalde karaciğer tarafından işlenir, safrayla birlikte bağırsaklara atılır ve idrarda bulunmaz. Bulunması halinde idrar koyu sarı renkte olur.


İdrarda bilirubin; hepatit, siroz gibi karaciğer hastalıklarında, safra yollarının tıkanmasında veya safra akım bozukluklarında görülebilir.


Nitrit;

Nitrit, idrarda normalde bulunmaz. Bazı bakteriler, özellikle idrar yolu enfeksiyonuna yol açan bakteriler (E. coli, Klebsiella, Proteus gibi), idrardaki nitratları nitrite dönüştürebilir. Bu nedenle idrarda nitrit pozitifliği çoğunlukla bakteri varlığını işaret eder.


İdrar yolu enfeksiyonlarında, idrar mesanede uzun süre beklediğinde veya alınan numune inceleme öncesi fazla bekletildiğinde bazı bakteriler nitrit üretebilir.


Askorbik Asit (C Vitamini)

Askorbik asit, vücutta antioksidan olarak görev yapan ve genellikle idrarla atılan bir vitamindir. Klinik olarak önemli değildir; ancak yüksek dozda C vitamini alımı, özellikle glukoz, bilirubin, nitrit ve keton testlerinin sonuçlarını etkileyerek yalancı negatif sonuçlara yol açabilir.



Morfolojik incelemede bakılan başlıca elemanlar:

Hücreler;

Eritrositler (Kırmızı kan hücreleri):

Eritrositler alyuvar olarak bildiğimiz kırmızı kan hücreleridir. Normalde idrarda ya hiç bulunmazlar yada az sayıda bulunabilir. Genellikle 0-3 eritrosit normal kabul edilir. Daha fazla bulunması hematüri yani idrarda kan var anlamına gelmektedir.

  • Fizyolojik Bulunma Nedenleri:


    • Aşırı egzersiz veya yorucu spor

    • Adet dönemine yakın örnek alımı (vajinal karışma)

    • Cinsel ilişki sonrası

    • Uzun süreli ayakta kalma veya sıcak banyo sonrası

    Bu durumlarda genellikle tekrarlayan tahlillerde kaybolur.


Patolojik Bulunma Nedenleri:

 

  • İdrar yolu enfeksiyonu

  • Taş (böbrek taşı, mesane taşı)

  • Travma (örneğin sonda takılması, düşme, darbe)

  • Kan sulandırıcı ilaçlar (örneğin aspirin, warfarin)

  • Tümör veya polipler (böbrek, mesane, üreter)

  • Yüksek tansiyon 


Lökositler(Beyaz Kan Hücreleri)

Lökositler, vücudun mikroplarla savaşan savunma hücreleridir. Normalde idrarda çok az sayıda bulunurlar ya da hiç görülmezler.

Eğer idrarda lökosit miktarı artmışsa, bu genellikle idrar yollarında bir enfeksiyon veya iltihap olduğunu gösterir.

Lökosit artışı olan kişilerde bazen şu şikayetler görülebilir:

  • İdrar yaparken yanma veya sızlama

  • Sık sık idrara çıkma

  • Bulanık veya kötü kokulu idrar

  • Karın alt bölgesinde ağrı

  • Ateş (özellikle böbrek enfeksiyonlarında)

    Bunun dışında, böbrek taşı, idrar yollarının tahriş olması veya bazı ilaçlar idrarda lökosit görülmesine neden olabilir.


Epiteller Hücreleri

Epitel hücreleri, vücudumuzda iç yüzeyleri kaplayan hücrelerdir. İdrar yollarının (böbrek, mesane, üretra) iç kısmı da bu hücrelerle kaplıdır. Bu yüzden idrarda az sayıda epitel hücresi bulunması normaldir. Ancak çok fazla görülmesi, idrar yolu enfeksiyonu, iltihap, tahriş veya böbrek hasarı gibi durumları gösterebilir.


Silendirler (Casts)


Silendirler, böbreğin süzme birimleri olan tübüllerin içinde oluşan, silindir şeklinde yapılardır. İdrar böbrek tübüllerinden geçerken, orada bulunan proteinler, hücreler veya diğer maddeler birleşip kalıplaşır — buna silendir denir. Normalde az sayıda hiyalin silendir görülebilir, ancak diğer türlerin bulunması genellikle böbrek hastalığı belirtisidir.


Silendirler neden önemlidir?

Siendirler sadece böbrek tübüllerinde oluşurlar. Yani silendir görülmesi, idrar yollarının alt bölümlerinden (mesane, üretra) değil, böbrekten kaynaklanan bir durum olduğunu gösterir. Hangi tür silendir görüldüğüne bakılarak böbrek hastalığının tipi hakkında fikir edinilir.

Hiyalin silendir; Az miktarda normaldir; ateş, egzersiz, stres, susuzlukta artabilir.

Granüler silendir; Böbrek tübül hasarı veya proteinüri belirtisi olabilir.

Eritrosit silendiri; Glomerülonefrit veya ciddi böbrek iltihabını gösterir.

Lökosit silendiri; Piyelonefrit veya interstisyel nefrit belirtisidir.

Epitel silendiri; Akut tübüler nekroz gibi böbrek hücre hasarlarında görülür.

Yağlı silendir; Nefrotik sendrom belirtisidir.

Vaks silendir (mum silendir); Kronik böbrek yetmezliğinde görülür.


Kristaller


İdrar kristalleri, idrarın kimyasal yapısının ve pH düzeyinin bir yansımasıdır. Genellikle tesadüfen saptanırlar ve çoğu masumdur; ancak bazı kristaller, metabolik bozukluklar, ilaç kullanımı veya taş oluşumu riskinin artması gibi klinik durumlara işaret edebilir. Kristallerin tanınması, doğru klinik değerlendirmenin önemli bir parçasıdır.


  1. Ürik Asit Kristalleri

Görünüm: Sarı–kahverengi, elmas veya fıçı şeklinde; çok çeşitli morfolojiler gösterebilir.İdrar pH: Asidik.Klinik açıdan:

  • Dehidratasyon, yüksek protein alımı, ateşli hastalıklar

  • Gut hastalığı olanlarda daha sık

  • Taş oluşumuna eğilim gösterebilir

2. Kalsiyum Oksalat Kristalleri

Görünüm:

  • Dihidrat: Zarf (envelope) şeklinde

  • Monohidrat: Uzun, ince, “çubuk” veya “dumbbell” görünümüİdrar pH: Asidik–nötral.Klinik açıdan:

  • En sık görülen taş tiplerinden biridir

  • Etilen glikol zehirlenmesinde oksalat kristalleri tipik bulgudur

3. Amorf Üratlar

Görünüm: Kırmızımsı kahverengi granüller.İdrar pH: Asidik.Klinik açıdan: Genellikle klinik önemi yoktur; soğukta beklemiş örneklerde sıklıkla görülür.

4. Amorf Fosfatlar

Görünüm: Renksiz, granüler.İdrar pH: Alkali.Klinik açıdan: Klinik önemi yoktur; idrar ısındığında çözünebilir.

5. Kalsiyum Fosfat Kristalleri

Görünüm: Uzun prizmatik veya iğne benzeri.İdrar pH: Alkali.Klinik açıdan:

  • Hiperparatiroidi ve alkali idrarla ilişkili olabilir

  • Bazı böbrek taşlarının yapısında bulunabilir

6. Triple Fosfat (Magnezyum Amonyum Fosfat) – Struvit Kristalleri

Görünüm: “Tabut kapağı” (coffin-lid) şeklinde.İdrar pH: Alkali.Klinik açıdan:

  • Üreaz pozitif bakterilerin neden olduğu idrar yolu enfeksiyonlarında tipik

  • Struvit taşlarının temel bileşeni

7. Sistin Kristalleri

Görünüm: Renksiz, altıgen levhalar.İdrar pH: Asidik.Klinik açıdan:

  • Sistinüri için patognomoniktir

  • Genetik bir aminoasit taşıyıcı bozukluğunu gösterir

  • Taş oluşumu riski yüksektir

8. Leusin ve Tirozin Kristalleri

Leusin

Görünüm: Sarı-kahverengi, konsantrik halkalı “dilimli portakal” görünümü.TirozinGörünüm: İnce, iğne şeklinde demetler.Klinik açıdan:

  • Şiddetli karaciğer yetmezliği veya amino asit metabolizma bozuklukları ile ilişkili

  • Nadirdir ve önemli klinik uyarı niteliğindedir

9. Kolesterol Kristalleri

Görünüm: Köşeli, dikdörtgen “merdiven basamağı” şeklinde yarıklara sahip plaklar.İdrar pH: Genellikle asidik.Klinik açıdan:

  • Nefrotik sendromda görülebilir

  • Genellikle yağ damlacıkları ile beraber bulunur

10. İlaç Kristalleri

Bazı ilaçlar idrarda kristal oluşturabilir.Örnekler:

  • Sulfonamidler

  • Asetazolamid

  • Indinavir gibi bazı antiviral ajanlar

Klinik açıdan:

  • İlaç kristalleri üriner obstrüksiyon riski oluşturabilir

  • Tedavi ve hidrasyon durumuna göre değişir

Kristal Oluşumunu Etkileyen Faktörler

  • İdrar pH’ı (en belirleyici faktör)

  • İdrarın yoğunluğu ve konsantrasyonu

  • Diyet (protein, oksalat, tuz tüketimi)

  • Sıvı alımı

  • Metabolik hastalıklar

  • Kullanılan ilaçlar

  • Enfeksiyonlar

Klinik Yaklaşım

Kristal saptanması tek başına tanı koydurucu değildir. Değerlendirme yapılırken:

  • Hastanın klinik semptomları

  • İdrar pH’ı ve yoğunluğu

  • Ek sediment bulguları (lökosit, eritrosit, silendir)

  • Taş öyküsü

  • Metabolik değerlendirmehep birlikte düşünülmelidir.






 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
İdrar Testleri

İdrar testleri, böbreklerin çalışma durumu ve vücuttaki metabolik süreçler hakkında bilgi verir. İdrarda bulunan maddelerin türü ve miktarı, enfeksiyon, diyabet, böbrek hastalıkları veya metabolik boz

 
 
 
Mikrobiyoloji Testleri

Mikrobiyoloji testleri, bakteri, virüs, mantar ve parazit gibi mikroorganizmaları tespit etmek için yapılır. Bu testler enfeksiyonun...

 
 
 
Hematoloji Testleri

Hematoloji testleri, kan hücrelerinin sayılarını ve özelliklerini değerlendirir. Anemi, enfeksiyon, kanama bozuklukları ve bağışıklık...

 
 
 

Yorumlar


bottom of page